Kurtuluş Reçeteniz
Hamd Allah’a(c.c.) salat ve selam peygamberimiz Hz. Muhammed’in(a.s.) üzerine olsun.
Kafaların karıştığı ve çoğu zamanda bilinçli bir şekilde karıştırıldığı bir dönemde yaşamaktayız Peygamberimiz” insanların en cimrisi bir mecliste adım anıldığında üzerime salat ve selamı okumayandır”mealinde ki hadisi şerifide zannımca bu kafası karışanlar zümresi hafife alıyor. Benim konuşmak istediğim sünneti ,sahih hadisleri toptan silen zümre değil.
ALLAH ONLARI ISLAH ETSİN.
Evet belirtmek istediğim sünneti,sahih hadisleri ve bilhassa peygambere salat ve selamı hafife alanlar ,böyle bir gaflete düşenler zümresidir!!!!!!Allah böyle gafletlen bütün inananları korusun…
Rasulullah’a salatve selam göndermenin sevap ve faziletleri okadar çokturki bunlardan bir kaçını yazcağız…
İmam-ı Sehâvî, “el-Kavlu’l-bedî’ fi’s-salât ale’l-Habîbi’ş-Şefî” adlı eserinde salavat getirmenin fayda ve sevaplarını şu şekilde sıralamıştır:
1- Hataları örter, günahların bağışlanmasına vesile olur.
2- Amelleri arındırır.
3- Makam ve dereceleri yükseltir.
4- Söyleyen kimse için istiğfar eder.
5- Uhud dağı kadar veya ölçülerin en büyüğüyle sevap verilir.
6- Endişe ve korkulardan kurtarır.
7- Efendimizin şefaatini ve şahitliğini ve Allah’ın rıza ve rahmetini celbeder, gazabından emin kılar.
8- Arşın gölgesine girmeyi sağlar.
9- Havz, Sırat vb. yardımcı olur.
10- Eli dar olanlar için sadaka yerine geçer.
11- Meclisleri süsler.
12- İtibarı artırır.
13- Allah ve Allah Resulüne yakınlaşmayı sağlar.
14- O bir nurdur.
15- Kalpleri nifak ve kirden arındır.
16- Muhabbeti artırır.
17- Sahibi hakkında gıybet edilmesini önler.
18- Allah Resulünün rüyada görülmesine vesile olur.
Peygamber Efendimiz buyuruyorlarki;
Kim haksızken tartışmayı bırakırsa,cennetin kıyısında onun için bir köşk yapılır.
Haklı olduğu halde bırakırsa,cennetin ortasında onun için bir köşk yapılır.
Kimin de ahlakı güzel olursa,ona cennetin üstünde bir köşk yapılır.(Tirmizi)
Vakit gazetesi/Tefekkur Aynası
2 eylul 2007
Sevgili Ziyaretçilerimiz,
Aşagıdaki yönergeleri izleyerek wordpress.com altındaki tüm sitelere sorunsuz ulaşabilirisiniz.
Bildiginiz üzere alınan karar ile tüm wordpress altındaki sitelere erişim TC ip leri altından yasaklanmıştı…..
Efendim hatırlasınız üzerinden çok fazla zaman geçmedi… İstanbul Bağcılar Lisesi’nde “gizli bir mescid olduğu ve gizli gizli öğrencilerin namaz kıldığı” şeklinde video kayıtlarıyla desteklenen bir haber çıkarılmıştı ortaya. Haberi ortaya atan bir öğrencinin velisiydi malumunuz… “Kızım ilahi dinlemeye başladı, Kur’an bile okuyor hatta! Eyvah yoksa kızım müslüman mı!?” diyerek şüpheye kapılan bir anne okula gitmiş gizlice çekmiş güya bu videoyu… Milli Eğitim Bakanlığı, bunun üzerine bir soruşturma başlatmıştı. Soruşturma sona erdi ve işte sonuç : Müfettişler, namaz görüntülerinin taraflarıyla görüşerek 14 sayfalık bir rapor hazırladılar. Raporda, Bağcılar Lisesi’nde toplu namaz kılındığına yönelik bir delile rastlanmadığı belirtilerek, olayın okulun ismini kirletmek için yapılan komplo olduğu sonucuna varıldı.
Bir insanın sadece ve sadece kişisel sebepleri yüzünden böyle bir olaya başvurmasının değerlendirmesini sizlere bırakıyorum! Saygılar.
http://kemalistler.wordpress.com/2007/08/04/gizli-mescid-degil-resmen-komplo/
Damat Efendi
Mecmau’l-Enhür sahibi Muhammed b. Süleyman, “Damat Efendi” lakabıyla meşhur olmuştur. Çünkü, bu iffet âbidesi, talebelik döneminde bir gece yarısı, mum ışığı altında ders çalışmaktadır. İlmî mütâlaalara daldığı bir esnada kapısı çalınır. O vakitte birinin gelmesinin hasıl ettiği hayret ve misafirin kimliği hakkındaki merakla hemen kapıyı açar. Karşısında genç ve güzel bir kızcağız durmaktadır. Misafir, yolunu kaybettiğini ve etrafta başka bir ışık göremediği için onun kapısını çalmaya mecbur kaldığını söyler.
Genç talebe, misafirini geri çeviremez, onu gece karanlığına ve sokağın soğuğuna terkedemez, çaresizce kızı içeri alır. Ona oturup dinlenebileceği bir köşe gösterdikten sonra da sabaha kadar dersine çalışmaya devam eder. Utangaç ve gizli-saklı nazarlarla onu seyreden kızcağız, bu iffetli talebenin bir haline taaccüb eder; genç, arada bir parmağını önünde yanan mumun alevine tutmakta ve bir müddet öylece bekledikten sonra geri çekmektedir. Bir defa ile de yetinmemekte ve bunu ara ara sürekli tekrarlamaktadır. Bu hal üzere sabah olur.
Dikkat! Gazozlarda alkol var!
irfanmektebi.com dan alınmıştır)
Bilindiği gibi içki (alkol) tedrici olarak kaldırılmış, nihaî olarak Mâide Sûresinin şu meâldeki âyetiyle yasaklanmıştır: “Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları, ancak şeytan işi birer pisliktir; ondan kaçının ki felâha eresiniz.” (Mâide, 90)
Bu âyette dikkat edilirse içki (rics) pislik olarak nitelendirilmiştir. İslâm âlimleri bu âyetten yola çıkarak içkinin “idrar ve kan gibi necasetli galiza” olduğuna hükmetmişlerdir. Azı da çoğu da haram kılınmıştır. (Fetava-yı Hindiye, c.12, s.279)
CHP, gençliği için Çanakkale şehitlerine gezi düzenlenler. Kızlı erkekli bin kadar gencin doldurduğu bir gemide alkol su gibi tüketilir. Sonrası ne mi olur? işte tarihe geçen rezalet!
Zaman gazetesi yazarı MUSTAFA ARMAĞAN’ın aktardığı insanın kanını donduran bilgiler…
CHP gençliğinin Çanakkale şehitleri rezaleti
Demokrat Parti’nin rüzgârı bile yetmişti CHP’nin irticacı kesilmesine. 23 Nisan 1948’de Topkapı Sarayı Müzesi açılır. 25 Mayıs’ta CHP grubu bir “İslam İlahiyat Fakültesi” kurulmasını kararlaştırır. (”İlahiyat Fakültesi” değil.) 27 Eylül 1948’de Preveze zaferinin 410. yıldönümü ilk defa törenlerle kutlanır.
1 Kasım’da okullara seçmeli din dersi uygulaması getirilir. 14 Ocak 1949’da başbakanlığa ilk ve muhtemelen son defa bir ilahiyat profesörü, Şemsettin Günaltay getirilir. 1 Mart 1950’de Türk büyüklerine ait türbelerin açılmasını mümkün kılan 5566 sayılı kanun kabul edilir vs.
Ne demek istiyorum? CHP işine geldiği zaman dinciliği kimselere bırakmaz, işine gelmediği zaman da laikliğin kalesi olarak boyar gövdesini. Nitekim Gazi Mustafa Kemal 8 Nisan 1923’de ortaya attığı 9 Umde’nin ikincisinde kurulacak Halk Fırkası’nın sırtına ‘Hilafeti koruma görevini’ yüklemiyor muydu? Korudu mu?
Diyorsunuz ki nedir bu Tuğçe aşkı? Diyoruz ki hor görmeyin Tuğçe’yi, hepimiz birer Tuğçe Baran’ız? Buyurun okuyun son yazısını ve karar verin siz de öyle misiniz, değil misiniz?
Tuğçe Baran’ın köşe yazısı
Yok öyle zeytinyağı gibi üste çıkmak!
Şimdi bütün köşeciler Baykal’a hücum ediyor. Yok iyi yönetememiş, yok politikası iyi değilmiş, yok canavarı zamanında o yaratmış.
Yok öyle şimdi zeytinyağı gibi su üstüne çıkmak!
Memlekette “türbanlılar mı?.. Ay ne kaka” diyen tek Baykalmış gibi..
Memleket deli gibi ki kutba ayrıldıysa Baykal falan değil SİZ pek sayın köşeciler SORUMLUSUNUZ!
Yazdığınız yüzlerce saçma sapan din düşmanı, halk düşmanı yazı yüzünden.
Yarattığınız monşer, elit havası yüzünden.
Bir biz biliriz, halk bilmez, salak bunlar havası yüzünden.
Baş örtülüye geri zekalı, namaz kılana yobaz, soyunmak istemeyen gerici dediğiniz için.
Buraya günlük hakkında kısa bilgiler verebilirsiniz. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit. Quisque sed felis. Aliquam sit amet felis. Mauris semper, velit semper laoreet dictum, quam diam dictum urna, nec placerat elit nisl in quam. Etiam augue pede, molestie eget, rhoncus at, convallis ut, eros. Aliquam pharetra. Nulla in tellus eget odio sagittis blandit. Maecenas at nisl. Nullam lorem mi, eleifend a.
Son Yorumlar