Kurtuluş Reçeteniz
İmanın zayıflığının alametleri:> Günah işlemek ve pişman olmamak
> Katı kalpli olmak ve Kur’ân okumak istememek
> İyi ameller için tembel hissetmek (geç namaz kılmak gibi..)
> Sünnetleri terketmek
> Çok farklı ruh hallerine sahip olmak (genelde huzursuz olmak, çabuk üzülmek gibi..)
> Kur’ân’dan âyetler duyunca pek bir şeyler hisstememek (veya meal okuyunca azap ayetlerinde, müjde ayetlerinde hissiz kalmak gibi..)
> Allah’ı hatırlamakta ve tesbih etmekte zorlanmak
İnsan(kadın-erkek) farklı yaratılış özelliklerine sahiptir. Bu farklılıklara doğumdan sonra bireysel, sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasi etkenlerle ayrışmalar çeşitlenir. İnsanın doğarken getirdiği en önemli ayrışma cinsiyet noktasındadır. Erkek veya kız olma insanın değişmez hallerinden biridir. Cinsiyetlerin kendine has özellikleri de vardır. Erkek ve kadın ilişkileri ve bu ilişkiyi belirleyen farklı psikolojik haller de vardır. Erkek ve kadının birleşmesi ile nesiller devam eder. Toplumsal ve tarihsel süreklilik buna bağlıdır ve bunun şekillendireceği sosyal- kültürel mayadan etkilenir. Birbirini besleyen farklı talepler karşısında insanların ortaya koyacağı tavır önemlidir.
Erkek ve kadın birbirine meyillidir, bağımlıdır. Bu bağımlılık ömür boyu devam eder. Bu bağımlılık öncelikle ruh birlikteliğini aramakla başlar. Erkek veya kadın, her insan zayıftır ve birbiri tamamlamaya çalışır. Evlilik bu tamamlayıcılığın kurumsal ifadesidir. Kur’an- ı Kerim’de erkek- kadın ilişkilerine dair bir çok ayetler vardır. Hz. Yusuf kıssası bu anlamda geniş yer verilen ayetler vardır. Hz. Yusuf’un Mısır’da köle olarak bir melik tarafından satın alınması ve sarayda yetişmesini konu alan bölüm insan psikolojisinin farklı yönünü alan bölümdür. Melik’in hanımı erginlik çağına ulaşan Yusuf’un güzelliği, kabiliyetinden etkilenir. Sarayda kimsenin olmadığı bir vakitte “Onun nefsinden murat almak ister.” Ayetlerde bu durum şöyle anlatılır:
Adamın biri her zaman yaptığı gibi saç ve sakal traşı olmak için berbere gitti. Onunla ilgilenen berberle güzel bir sohbete başladılar.Değişik konular üzerinde konuştular. Birden Allah ile ilgili konu açıldı…Berber: ” Bak adamım, ben senin söylediğin gibi Allah’ın varlığına inanmıyorum.”
Adam: ” Peki neden böyle diyorsun?”
Berber: ” Bunu açıklamak çok kolay. Bunu görmek için dışarıya çıkmalısın. Lütfen bana söyler misin, eğer Allah var olsaydı, bu kadar çok sorunlu, sıkıntılı, hasta insan olur muydu, terkedilmiş çocuklar olur muydu? Allah olsaydı, kimseye acı çektirmez, birbirini üzmezdi.Allah olsaydı, bunların olmasına izin vereceğini sanmıyorum…”
Adam bir an durdu ve düşündü, ama gereksiz bir tartışmaya girmek istemediği için cevap vermedi. Berber işini bitirdikten sonra adam dışarıya çıktı. Tam o anda caddede uzun saçlı ve sakallı bir adam gördü.Adam bu kadar dağınık göründüğüne göre belli ki traş olmayalı uzun süre geçmişti. Adam berberin dükkanına geri döndü.
Adam: ” Biliyor musun ne var, bence berber diye birşey yok”
Berber: ” Bu nasıl olabilir ki? Ben buradayım ve bir berberim.”
Adam: ” Hayır, yok. çünkü olsaydı, caddede yürüyen uzun saçlı ve sakallı adamlar olmazdı.”
Berber: ” Hımmm… Berber diye birşey var ama o insanlar bana gelmiyorsa, ben ne yapabilirim ki?”
Adam: ” Kesinlikle doğru! Püf noktası da bu! Allah var, ve insanlar ona gitmiyorsa, bu gitmeyenlerin tercihi. İşte dünyada bu kadar çok acı ve keder olmasının nedeni!”
Röportaj:Adem Demir
Amerika Birleşik Devletleri, Saddam ve kitle imha silahlarını bahane ederek 19 Mart 2003 tarihinde Irak’ı işgal etti. Geçen süre içinde Irak’ta kitle imha silahları bulunmadığı ortaya çıktı. Ülkenin varlıkları talan edildi. Hapishaneler doldu taştı. Cezaevlerinde insanlara akıl almaz işkenceler yapıldığı ortaya çıktı. İnsan hakları ihlalleri konusunda insanın kanını donduran görüntüler Ebu Gureyb Hapishanesi’nde ortaya çıktı. Buradaki insanlık dışı işkenceler günlerce konuşuldu. Birçok insan sakat kaldı. Ebu Gureyb’te işkence gören insanlardan biri de Haci Ali el-Kaysi oldu. Irak’ta imamlık yapıyorken gözaltına alındı. Aylarca sistematik işkenceye maruz kaldı. Elektrik verildi, çırıl çıplak soyularak hakarete uğradı. Skandalın ortaya çıkmasından sonra ABD, Ebu Gureyb’te sakat olan tutukluların bir kısmını serbest bıraktı.
Resulullah (sav)’dan bir gün sordular:
“Ey Allah’ın Resulü! Allah yolunda yapılan cihada hangi amel denk olur?”
“(Başka bir amelle)” dedi,
“ona güç getiremezsiniz!”
Soruyu soranlar ikinci ve hatta üçüncü sefer
tekrar sordular. Resulullah her seferinde
aynı cevabı verip: “(Bir başka amelle)”
ona güç getiremezsiniz!” dedi ve sonra şunu
ilave etti: “Allah yolundaki mücahidin misali gündüzleri ve geceleri hiç ara vermeden oruç tutup, namaz kılan, Allah’ın ayetlerine de itaatkar olan ve Allah yolundaki mücahide cihaddan dönünceye kadar namaz ve oruçtan
hiç gevşemeyen kimse gibidir.”
Hz. Süleyman’ın sarayına kuşluk vakti saf bir adam telaşla girer. Nöbetçilere, hayati bir mesele için Hz. Süleyman’la görüşeceğini söyler ve hemen huzura alınır. Hz. Süleyman (a.s) benzi sararmış, korkudan titreyen adama sorar:
- Hayrola ne var? Neden böyle korku içindesin? Derdin nedir? Söyle bana…
Adam telaş içinde:
- Bu sabah karşıma Azrail (a.s) çıktı. Bana hışımla baktı ve hemen uzaklaştı. Anladım ki, benim canımı almaya kararlı..
- Peki ne yapmamı istiyorsun?”
Adam yalvarır:
- Ey canlar koruyucusu, mazlumlar sığınağı Süleyman! Sen her şeye muktedirsin. Kurt, kuş, dağ, taş senin emrinde. Rüzgarına emret de beni buradan ta Hindistan’a iletsin. O zaman Azrail (a.s) belki beni bulamaz. Böylece canımı kurtarmış olurum. Medet senden!
Hz. Süleyman, adamın haline acır. Rüzgarı çağırır ve:
- Bu adamı hemen al. Hindistan’a bırak!” emrini verir. Rüzgar bu… Bir eser, bir kükrer. Adamı alır ve bir anda Hindistan’da uzak bir adaya götürür.
Öğleye doğru Hz. Süleyman, divanı toplayarak gelenlerle görüşmeye başlar. Bir de ne görsün, Azrail (a.s.) da topluluğun içine karışmış, divanda oturmaktadır. Hemen yanına çağırır:
- Ey Azrail! Bugün kuşluk vakti o adama neden hışımla baktın? Neden o zavallıyı korkuttun?” der.
Azrail (a.s) cevap verir:
- Ey dünyanın ulu sultanı! Ben, o adama öfkeyle,hışımla bakmadım. Hayretle baktım. O yanlış anladı. Vehme kapıldı. Onu, burada görünce şaşırdım. Çünkü Allah (cc) bana emretmişti ki:
- “Haydi git, bu akşam o adamın canını Hindistan’da al!” Ben de bu adamın yüz kanadı olsa, bu akşam Hindistan’da olamaz. Bu nasıl iştir, diye hayretlere düştüm. İşte ona bakışımın sebebi bu idi.
Soru:
HOCAM MERHABA
SÖZLÜM BANA SEN NİÇİN EVLENMEK İSTİYORSUN DEDİ CEVAP VEREMEDİM BİR KIZIN VEYA ERKEK NİÇİN EVLENMEK İSTER AYRICA HOCAM SÖZLÜM EŞYALARINI YENİLE SIFIRLA DİYOR BENİM EŞYALRIM ESKİ DEĞİL SÖZLÜM BENİM DEĞERİM YOKMU DİYOR AYRICA BEN EVE HİZMETÇİ DİYEMİ GELİYORUM
HOCAM KAFAM ÇOK KARIŞIK 2 AY SONRA EVLENMEYİ DÜŞÜNÜYORUM BİLMİYORUM BU KIZ BİZE GÖRE OLUP OLMADIĞINI ANLAYAMADIM.
Cevap:
“Onda ’sükun bulup durulmanız’ için, size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet kılması da, O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır. (Rum Suresi:21)”
Sevgili Kardeşim,
İnsan tek başına yaşayamayan bir varlıktır. İnsanın hayatı paylaşacağı karşı cinsten bir ” yol/hayat arkadaşına” her zaman ihtiyacı vardır.
Devamını okuyun »
GÜLİSTAN DERGİSİ AGUSTOS SAYISINDA(,SİTEMİZDE YAYINLANMASINDAN İTİBAREN BİRÇOK SİTEDE VE
MAİLDE OKUNAN,ÜZERİNDE TARTIŞILAN,BAZILARININ KURTULUŞUNA VESİLE OLAN,BAZILARININ İSE
DERS ALMASINA SEBEP OLAN TWBH.COM SİTESİNDEN TERCÜMESİ YAPILAN “CHAT YAPAN BÜTÜN KIZLARA”
YAZIMIZ,KENDİNE 3 SAYFA YER BULMUŞTUR.
-ÖNCELİKLE BU OLAYI TWBH.COM İLE PAYLAŞAN VE BU OLAYI YAŞAYAN DİN KARDEŞİMDEN,
-SONRA O SİTEDEN O YAZIYI GÖRÜP,ALLAH RIZASI İÇİN TERCÜME EDİP BİZE GÖNDEREN SEDA HN.’DAN
-SİTEMİZE YAZIYI KOYDUKTAN SONRA BU YAZIYI, OKUYAN,OKUTAN,ANLATAN ,SİTELERİNE KOYUP İNSANLARIN İBRET ALMASINI SAGLAYAN VE MÜSLÜMAN KARDEŞLERİNİ DOĞRU YOLA YANİ “HAKYOLU” NA ÇAĞIRAN,BU YOLDA HAREKET ETMELERİ İÇİN HAYKIRAN DİN KARDEŞLERİMDEN,
-TERCÜMEMİZİ OKUYUPTA HAYATINDA BU TÜR YANLIŞLARI YAPMIŞ OLAN VE İBRET ALIP TÖVBE EDEN SONRA BİZEDE KURTULUŞUNA ARACI OLDUGUMUZ İÇİN DUA EDEN TÜM DİN KARDEŞLERİMDEN,
-SON OLARAKTA GÜLİSTAN DERGİSİNE VE BU YAZIYI KÖŞESİNDE YAYINLAYAN SN.SÜLEYMAN KARAKAŞ BEY’DEN ALLAH RAZI OLSUN.
DUALARINIZDA BİZLERİDE UNUTMAYINIZ…
*PEKİ SİZ YARDIMA MUHTAÇ İNSANLAR İÇİN NE YAPTINIZ?
İHH İnsani Yardım Vakfı’nın Afrika’da başlatmış olduğu katarakt kampanyasına destek büyüyor. “Siz Görürseniz Onlar da Görecek” sloganıyla başlatılan kampanyaya anlamlı bir destek de televizyon programcısı ve yazar Senai Demirci’den geldi.
Demirci, şiir ve mesnevilerinden oluşan son kitabı, “Selam Sana Ey Nebi” isimli kitabının satışından elde edilecek geliri İHH İnsani Yardım Vakfı’nın Afrika’da başlattığı katarakt kampanyasına bağışladı.
Demirci’nin Timaş Yayınları’ndan çıkan kitabı 3 YTL’ye kitapçılarda satışa sunuldu.
Senai Demirci, aşina üslubuyla “Efendimiz bizim kimimiz? O’na nasıl yakın olabiliriz? Sevgili’ye muhabbetimiz nasıl artar? Hz. Muhammed ‘sallahu aleyhi vessellem’ yüreklerimize nasıl kazınır?” gibi çok temel sorulara cevap arıyor. O’ndan bahsetmenin sözü güzelleştirdiği hakikatinden yola çıkarak okuru bir gül bahçesine davet ediyor.
Kitap, Hasan Ayçın’ın nefis çizgileriyle destekleniyor. Tüm telif gelirleri İHH’ya bağışlanan kitabın fiyatı 3 YTL. Hayrı çoğaltmak isteyenler için önemli bir fırsat.
Demirci’nin “Dudağımıza değememiş salâvatlar için, gönlümüze gecikmiş hasretler için bir özür denemesi” ifadelerini kullandığı kitabı satın alanlar hem “En Sevgiliye” yazılan duygu yüklü şiir ve mesnevileri okuyacak hem de İHH’nın katarakt kampanyasına destek olarak iki hayırlı duyguyu bir arada tadacak.
SENAİ DEMİRCİ KİMDİR?
1964’te Samsun’un Terme ilçesinde doğan Demirci, Samsun’da başladığı tıp öğrenimini İstanbul’da sürdürdü ve 1990 yılında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Sağlık Ocağı, Yaşama Gücü ve Yürüyüşler adlı TV programlarının yapımcılığı ve sunuculuğunun yanı sıra çeşitli radyo programları yaptı. Ev Akademisi seminerleri verdi. Çeşitli sağlık kuruluşlarında kalite ve kurumsal iletişim müdürlüğü görevlerinde bulundu. Halen İstanbul Sağlık A.Ş.’de çalışmakta, çeşitli televizyon kanallarında programlar hazırlayıp sunmaktadır. Birçok dergi ve gazetede yayınlanan denemeleri dışında çok sayıda telif ve tercüme eseri bulunmaktadır.
Buraya günlük hakkında kısa bilgiler verebilirsiniz. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit. Quisque sed felis. Aliquam sit amet felis. Mauris semper, velit semper laoreet dictum, quam diam dictum urna, nec placerat elit nisl in quam. Etiam augue pede, molestie eget, rhoncus at, convallis ut, eros. Aliquam pharetra. Nulla in tellus eget odio sagittis blandit. Maecenas at nisl. Nullam lorem mi, eleifend a.
Son Yorumlar